Gelişmelerden Haberdar Ol...

“Ytong Olarak Ülkemize 11,5 Milyar Doları Aşkın Döviz Tasarrufu Sağladık”

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

03.03.2026

Türkiye’de yapı sektörü, deprem gerçeği, artan enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Güvenli, dayanıklı ve enerji verimliliği yüksek yapılar artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor. Bu dönüşümün merkezinde ise hem üretim gücü hem de teknolojik altyapısıyla sektöre yön veren markalar yer alıyor. Türk Ytong da 60 yılı aşkın deneyimi, güçlü üretim kapasitesi ve inovasyon odağıyla Türkiye’nin çağdaş yapılaşma sürecinde kritik bir rol üstleniyor. Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, bugüne kadar ulaştıkları 46 milyon metreküplük üretim hacminin yaklaşık 4 milyon konuta eşdeğer olduğunu belirtirken, Ytong ürünlerinin sağladığı ısı yalıtımı sayesinde ülke ekonomisine 11,5 milyar doları aşkın döviz tasarrufu kazandırdıklarının altını çiziyor.

Türkiye’de yapı sektörü, deprem gerçeği, artan enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Güvenli, dayanıklı ve enerji verimliliği yüksek yapılar artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor. Bu dönüşümün merkezinde ise hem üretim gücü hem de teknolojik altyapısıyla sektöre yön veren markalar yer alıyor. Türk Ytong da 60 yılı aşkın deneyimi, güçlü üretim kapasitesi ve inovasyon odağıyla Türkiye’nin çağdaş yapılaşma sürecinde kritik bir rol üstleniyor. Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, bugüne kadar ulaştıkları 46 milyon metreküplük üretim hacminin yaklaşık 4 milyon konuta eşdeğer olduğunu belirtirken, Ytong ürünlerinin sağladığı ısı yalıtımı sayesinde ülke ekonomisine 11,5 milyar doları aşkın döviz tasarrufu kazandırdıklarının altını çiziyor.

Türk Ytong, Türkiye’de gazbeton denince akla gelen ilk markalardan biri. 60 yılı aşkın bir geçmişe sahip köklü bir üretici olarak Türk Ytong markasını sektör içinde nasıl konumlandırıyorsunuz? Bugün geldiğiniz noktayı üretim kapasitesi, teknoloji ve insan kaynağı açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ytong, hem dünyada hem de Türkiye’de güçlü ve sağlam temellere sahip bir kurumdur. Çevreci özellikleri ve yapı sektörüne sağladığı avantajlarla yüzyılın ürünü olarak kabul edilen gazbetonun mucidi, dünya çapında lider bir markadır. Türk Ytong, vizyoner bir bakış açısıyla 1963 yılında Ytong International’ın lisansı ve ortaklığı ile kuruldu. Türkiye’yi gazbeton ile tanıştıran marka olmanın yanı sıra, geride bıraktığımız 62 yılda beş fabrikamız ve Gaziantep Ytong iştirakimiz ile birlikte Türkiye’de sektörümüzün lideri olduk. Ayrıca dünyanın en büyük Ytong üreticilerinden biri konumuna ulaştık. Türkiye’de çağdaş yapılaşmanın ve mimarlık kültürünün öncüsüyüz. Enerji tasarrufu, depreme dayanıklılık ve yangın güvenliği gibi alanlarda sahip olduğumuz inovatif özelliklerimiz ve çevre dostu ürünlerimiz sayesinde yapılarda konforlu, güvenli ve ekonomik bir yaşamın temel taşıyız.

Kurulduğumuz yıldan bugüne toplam 46 milyon metreküplük üretime ulaştık. Bu üretim miktarı toplamda 4 milyon konuta eşdeğer. Tüm bunları başarabilmek bilgi birikimi, deneyim, sektörel uzmanlık, teknoloji kullanımı ve her şeyden önemlisi yetkin bir çalışma kadrosu gerektirir. Türk Ytong olarak uzman, deneyimli, iyi yetişmiş, sektöre hâkim bir kadroya ve vizyoner, başarılı, sözüne değer verilen bir yönetim ekibine sahibiz. Tüm bunlar bizi hedeflerimize; başarıya ve geleceğe taşıyor.

Türk Ytong’un 55. Yetkili Satıcılar Toplantısı hem geride bırakılan yılın değerlendirilmesi hem de yeni dönem hedeflerinin paylaşılması açısından önemli bir buluşma niteliği taşıdı. “En İyiyle İleriye” teması bu yıl için nasıl bir stratejik yaklaşımı ifade ediyor?

Türk Ytong olarak bugün 100 yılı aşan ve dünyaca bilinen Ytong markasının dünyadaki en başarılı üreticilerinden birisiyiz. Üretim kapasitesi olarak dünyada lideriz. Attığımız adımlarla, AR-GE çalışmalarımızla sektörümüze öncülük ediyoruz. Gazbetonu Türkiye’ye taşıyan, çağdaş yapılaşmanın gelişimine destek olan bir kurumuz.  Üstün kaliteli, yenilikçi ve benzersiz ürünlerimiz ile ön plandayız. Güven ve kalite denilince ilk akla gelen markalardan biriyiz. Tüm bunların arkasında üretimden satışa, saha ekibinden yetkili satıcılarımıza kadar uzanan yapımızda en iyiye ulaşmak için ekip ruhuyla çalışan Türk Ytong’lular var. Gücümüzü ve büyüklüğümüzü kendimize olan inancımızdan, sıkı sıkıya bağlı olduğumuz değerlerimizden, ülkemize olan sevgimizden ve bu ülkenin bize duyduğu güvenden alıyoruz. Çağdaş Türkiye’nin modern yapılaşmasına katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Türk Ytong olarak hep ileriye baktık, hep daha iyisi için çalıştık. Hem kendimizi hem de sektörümüzü ileriye taşıdık.  Bu yolda çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz.


 “Güçlü, Sağlam ve Güvenilir Bir Gelenekten Gelen Yetkili Satıcı Yapılanmamız Var”

Türkiye genelinde güçlü bir yetkili satıcı ağıyla faaliyet gösteriyorsunuz ve bu yapının markanın sahadaki en önemli temsilcisi olduğu biliniyor. Yetkili satıcı yapılanması Türk Ytong’un pazar gücünü nasıl etkiliyor?

Her sektörün kendine özgü bir pazar dinamiği var. Yoğun rekabet ortamında başarılı olabilmeniz için üretim aşamasından ürünün teslimine; müşteri memnuniyetinden teknik desteğe kadar kusursuz hizmet sunmanız gerekiyor. Markanızın güçlü, ürettiğiniz ürünün kaliteli olmasının yanı sıra ihtiyaçları iyi görebilmeli, beklentileri iyi okumalısınız. Çözüm odaklı olabilmelisiniz. Pazardaki gelişimi ve potansiyeli görebilmelisiniz. Sözünüzün gücü ve değeri olmalı. Tüm bunları yapabilmek için doğru bir yapılanma içerisinde olmanız gerekiyor. Bu yapılanmanın da en önemli ayaklarından biri bizim için yetkili satıcılarımız. Güçlü, sağlam ve güvenilir bir gelenekten gelen yetkili satıcı yapılanmamız var. Yetkili satıcılarımız ile güçlü bir iletişim içerisindeyiz. Yıllara dayanan bir iş birliğimiz, çalışma disiplinimiz, başarı alışkanlığımız var. En iyilerle birlikte çalışıyoruz bu da bizi en ileriye taşıyor.

 “Gazbeton Hem Dünya Hem De Türkiye İçin Çok Önemli Bir Malzeme”

Gazbetonun hafiflik, ısı yalıtımı ve yangın dayanımı gibi özellikleri özellikle sürdürülebilir şehirleşme açısından öne çıkıyor. Afet dayanımı ve enerji performansı gibi kriterler artık yapı malzemesi seçiminde çok daha belirleyici hale geldi. Ytong ürünlerinin bu alanlarda sunduğu avantajları anlatır mısınız?

Ytong denilince akla ürünlerimizin hafif ama dayanıklı, yanmaz, ısı yalıtım performansı yüksek, çevre dostu olması geliyor. Gazbeton hem dünya hem de Türkiye için çok önemli bir malzeme. Hem ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu açısından hem de güvenli ve dirençli yapılaşma açısından çok önemli. Hepimizin bildiği gibi deprem, ülkemizin bir gerçeği. Depreme hazırlıklı olmak ise hepimizin sorumluluğu. Biz bir yapı malzemesi üreticisiyiz, sorumluluklarımızın farkındayız. Hem kentsel dönüşüme hem de sıfırdan yapılaşmaya depreme karşı dayanıklı ürünlerimizle katkı sağlıyoruz. Enerji tasarrufunun ülkemiz için önemini biliyoruz. Hafif duvar malzemesi, yapıya etkiyen deprem yükünü azaltması sebebiyle oldukça önemli. Binaların yüksekliği arttıkça deprem yükünün önemi de artıyor. Türk Ytong olarak bu bilinçle kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Ytong Blok ürünümüzün dayanıklılığını koruyarak standart gazbetona göre daha hafif hale getirdik. Isı yalıtım performansını da artırdık. Önce Ytong 0,09 sonra da Ytong 0,08 ile iyinin daha iyisini üretiyoruz.


Dünyada hızla artan enerji maliyetleri sonrasında binalarda enerji tasarrufu için ısı yalıtımı yapılmasının önemi her geçen gün artıyor. Türkiye’nin sahip olduğu enerjinin yaklaşık yüzde 40’ı konutları ısıtmak için kullanılıyor. Ytong ürünleri hafifliği ile yapılara daha az yük binmesini sağlayarak deprem güvenliğini artırırken yüksek ısı yalıtımı performansı ile duvarlarda ilave ısı yalıtım uygulaması gerekmeksizin binaların A sınıfı enerji verimliliğine ulaşmasını kolaylaştırıyor. Türk Ytong olarak bugüne kadar ürettiğimiz 46 milyon metreküp Ytong malzemenin yapılarda kullanılmasıyla sağladığımız yüksek ısı yalıtımı performansı sayesinde ülkemize 11,5 milyar doları aşkın döviz tasarrufu sağladık. Yangına karşı yüksek dayanım sağlayan ürünlerimizle konutlardan, iş ve kültür merkezlerine, sanayi tesislerinden AVM’lere kadar pek çok yapının güvenliğine katkı sağlıyoruz.

Yapıyı inşa ederken doğru malzeme seçimi ile yapıların ömrü boyunca karşılaşabileceği riskleri asgari düzeye indirmek mümkün. Doğal afetler, yangınlar çeşitli nedenlerden dolayı en büyük risklerimiz arasında yer alıyor. Yaşanan elim olaylarda can kayıpları yaşayabiliyoruz; üretim tesislerimizi, ev ve iş yerlerimizi kaybediyoruz. Bu yapılardaki yangın riski ve yangının neden olduğu kayıplar, alınacak yangın güvenliği önlemleriyle büyük ölçüde önlenebilir. Yapılar, yanmaz malzemelerle, yangına dayanıklı yapı elemanlarıyla tasarlanmalı ve inşa edilmeli. Ytong’un A1 sınıfı hiç yanmaz yapı malzemeleri arasında yer alan donatılı panelleri, yangına tepki sınıfı olarak en üst seviyede yer alıyor. Bu paneller alev almıyor, zehirli gaz çıkarmıyor ve damlama yapmıyor. Ytong Paneller sadece 10 santimetrelik kalınlıkla 180 dakika, 15 santimetre kalınlıkla ise 240-360 dakikaya varan yangın dayanımı sağlayabiliyor. Bu süreler yasal düzenlemelerde yer alan yangına dayanıklılık sürelerinin çok daha üzerinde.

“Türkiye’de Çevre Etiketi Alan İlk Şirketiz”

Ytong ürünlerinin sağladığı ısı yalıtımı sayesinde ülke ekonomisine milyarlarca dolarlık enerji tasarrufu sağlandığını ifade ettiniz. Peki enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik, ürün geliştirme süreçlerinizde nasıl bir rol oynuyor? Sürdürülebilirlik ve kalite politikalarınızdan bahseder misiniz?

Dünya nüfusunun arttığı, enerji kaynaklarının hızlı tüketildiği bir dönemdeyiz. Kaynaklarımızı doğru kullanarak gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için her alanda çevreye, doğaya uyumlu olmamız gerekiyor. Ürünlerimizi dünya standartlarında üretiyoruz, kalite ve güven denilince akla ilk gelen markalar içerisinde yer alıyoruz ama bu bizim için yeterli değil. Sürdürülebilirlik, doğa ve çevreye saygı bizim öncelikli değerlerimiz arasında yer alıyor. Şehirlerimizi güvenli ve çevreye duyarlı biçimde inşa etmek zorundayız. Çevre dostu şehirler; enerji tasarrufu sağlayan, kaynakları verimli kullanan, karbon salınımını azaltan yapılarla mümkün olur. Yapılarda kullanılan malzemelerin çevresel etkisi büyük önem taşıyor. Türk Ytong olarak üretimden kullanıma kadar her aşamada çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Doğal hammaddelerle ürettiğimiz, geri dönüştürülebilir, uzun ömürlü ve enerji verimliliği yüksek ürünlerimizle çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz. Amacımız hem bugünün ihtiyaçlarını karşılayan hem de gelecek nesillere yaşanabilir yapılar, kentler bırakacak çözümler sunmak.     

Türk Ytong olarak hammaddeden üretime, kullanımdan geri dönüşüme çevre dostu ürünler üretiyoruz. Bu nedenle kurulduğumuz ilk günden bu yana sürdürülebilir ve çevre dostu yapılaşmanın doğal bir destekçisiyiz. Üyesi olduğumuz Avrupa Gazbeton Birliği’nin 2050'ye kadar sıfır karbon hedefine ulaşılmasını kapsayan bir yol haritası var. Çevresel Etki Deklarasyonu’nda beşikten mezara kavramı hammaddeden başlıyor. Ürünün üretilmesi, şantiyeye gönderilmesi, uygulanması ve binanın kullanım ömrü sonunda bertaraf edilmesine kadarki tüm süreçlerini kapsıyor.

Toplumdaki çevre bilincinin oluşmasında önemli katkı sağladığımızı söyleyebiliriz. 2006 yılında Türkiye'de kurulan Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği kurucu üyesiyiz, alanında Türkiye'deki ilk ve tek kurum, STK olarak görev yapıyor. 2011 yılında çevre etiketini (EPD) Türkiye'de ilk alan ve ülkeye tanıtan şirket olduk. EPD olarak adlandırılan Çevresel Ürün Deklarasyonu’nda ürünün hammaddeden başlayarak tüm üretim aşamaları ve tüm yaşam döngüsü boyunca etkileri analiz ediliyor. Ayrıca ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası’na sahibiz. Sadece ürünlerimizi değil üretim tesislerimizi de çevre dostu yapmalıyız düşüncesiyle ilk olarak 2015 yılında Çatalca fabrikamızı BREEAM sertifikası ile inşa ettik.  Yine 2018 yılında yönetim merkezimizi de LEED sertifikası kriterlerine göre inşa ettik. Hem üretim merkezimiz, üretim tesisimiz ve hem ürünlerimizde tamamıyla çevre dostu çevreye saygılı bir şirketiz.

“Bu Aşamaya Gelmek Bizler İçin Kolay Olmadı”

Kuruluşunuzdan bu yana 46 milyon metreküplük üretim hacmine ulaşmanız ve bunun yaklaşık 4 milyon konuta karşılık gelmesi oldukça çarpıcı bir veri. Bu üretim gücünün Türkiye’nin yapılaşma sürecine katkısını nasıl tanımlarsınız?

Türkiye’de kentleşme, çağdaş ve nitelikli yapılaşma en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. Yenilikçi ürünler üretiyoruz. Çağdaş yapılaşmanın ve mimarlık kültürünün destekçisiyiz. Sektörümüzde birçok ilki gerçekleştirerek yapı sektörünün modernleşmesine katkı sunduk, sunmaya da devam ediyoruz. Bugün Türkiye’nin göğsünü kabartan modern yapılaşma örneklerinde yer almaktan, tercih edilmekten dolayı gurur duyuyoruz. Bu aşamaya gelmek bizler için kolay olmadı. Her alanda büyük emek vererek adım adım ilerledik. Üniversitelerdeki çalışmalardan ustalar ile olan eğitimlere kadar her aşamayı büyük bir özen ile takip ediyor, destek veriyoruz. Akademi ile işbirliği içerisindeyiz. 

Bir yandan da İstanbul, Kocaeli, Bilecik, Antalya Tekirdağ’ ve Gaziantep’deki altı fabrikamızla bir sanayi şirketiyiz, Üretimde büyük bir gücü temsil ediyoruz. Ytong üreten ülkeler arasında dünya lideri konumundayız. Bu da bize büyük bir bilgi birikimi, “know how” gücü sağlıyor. Biz en iyiyi üretmeye, doğru olanı göstermeye, iyi olanın yanında olmaya devam ederek hedeflerimize ulaşmaya çalışıyoruz.  Türkiye üretim kapasitesiyle, nitelikli insan gücüyle büyük ve güçlü bir ülke. Bunu çağdaş yapılaşmanın gerekleriyle birleştirip depreme, yangına, doğal afetlere dirençli şehirlerle taçlandırmak için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışıyoruz.    

Ytong , Türk Ytong

Gelişmelerden Haberdar Ol...

haber detay bültenimize abone olun kısa açıklama alanıdır

Benzer İçerikler

“Projelerimizin Merkezinde Kalite, Güven ve Sürdürülebilirlik Yer Alıyor”

Türkiye yapı sektörü, artan maliyetler, finansmana erişim koşulları ve küresel tedarik zinciri dinamikleriyle birlikte daha disiplinli ve stratejik bir yönetim anlayışını zorunlu kılıyor. Ankara merkezli faaliyet gösteren Anze Emlak Konut, kamu taahhüt projelerinden özel sektör yatırımlarına uzanan geniş portföyüyle bu dönüşüm sürecinde dikkat çekiyor. Uzun vadeli değer üretimine odaklanan Anze Emlak Konut’un, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve uluslararası kalite standartlarını konuştuğumuz Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Korkutata, proje geliştirme süreçlerinde fizibilite, nakit akışı yönetimi ve maliyet kontrolünü merkeze alan bir model benimsediklerini vurguladı.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

04/03/2026

“Isı Pompaları Türkiye’nin Düşük Karbonlu Isıtma Geleceğinde Kritik Bir Rol Üstlenecek”

Vaillant Group Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, enerji verimliliği ve karbon azaltımı hedefleri doğrultusunda hızla büyüyen ısı pompası pazarını, Türkiye’nin potansiyelini ve Vaillant’ın stratejik yaklaşımını değerlendirdi.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

03/03/2026

“Projelerin Zamanında, Güvenli ve Kesintisiz Tamamlanmasında İskele Sistemleri Belirleyici”

İskele sistemleri, inşaat ve sanayi projelerinde yapı güvenliği, çalışma verimliliği ve proje sürekliliği açısından kritik bir rol oynuyor.

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

03/03/2026