21:15
22 Eylül 2024
“Sürdürülebilirlik ve Teknik Performans, Ürün Tercihlerinde Belirleyici Unsurlar Haline Geldi”
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
12.01.2026
TS 825 revize standart ve neredeyse sıfır enerji bina (nSEB) yaklaşımının zorunlu hâle gelmesiyle birlikte yalıtım, yapı sektöründe stratejik bir karar alanına dönüştü. 40 yılı aşkın tecrübesi ile Knauf Insulation, sürdürülebilirlik, teknik performans ve sağlıklı iç mekânlar odağında geliştirdiği ürün, sistem çözümleri ve mühendislik desteğiyle yalıtımı bütüncül bir yaklaşımın merkezine yerleştiriyor. Knauf Insulation Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Emre Gürcan, 2026 ve sonrasında Knauf Insulation’ın odağında ürün geliştirme yatırımlarının yanı sıra dijital teknik destek ve projelere katma değer sağlayan sistem çözümlerinin yer alacağına dikkat çekiyor.
TS 825 revize standart ve neredeyse sıfır enerji bina (nSEB) yaklaşımının zorunlu hâle gelmesiyle birlikte yalıtım, yapı sektöründe stratejik bir karar alanına dönüştü. 40 yılı aşkın tecrübesi ile Knauf Insulation, sürdürülebilirlik, teknik performans ve sağlıklı iç mekânlar odağında geliştirdiği ürün, sistem çözümleri ve mühendislik desteğiyle yalıtımı bütüncül bir yaklaşımın merkezine yerleştiriyor. Knauf Insulation Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Emre Gürcan, 2026 ve sonrasında Knauf Insulation’ın odağında ürün geliştirme yatırımlarının yanı sıra dijital teknik destek ve projelere katma değer sağlayan sistem çözümlerinin yer alacağına dikkat çekiyor.
TS 825’in güncellenmesi ve neredeyse sıfır enerji bina (nSEB) uygulamasının zorunlu hâle gelmesi, yüksek performanslı yalıtımı tasarım ve uygulama süreçlerinin merkezine taşıdı. Knauf Insulation olarak bu dönüşümü enerji verimliliği ve uygulama standartları açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? nSEB yaklaşımı doğrultusunda sunduğunuz ürün, sistem çözümleri ve teknik destekler projelere nasıl katkı sağlıyor?
2025 itibarıyla TS 825’in güncellenmesi ve neredeyse sıfır enerji bina (nSEB) yaklaşımının zorunlu hâle gelmesi, yapı sektöründe uzun süredir konuşulan dönüşümün artık uygulamada net karşılık bulduğu bir dönüm noktasıdır. Bugün yalıtımı yalnızca enerji kayıplarını azaltan teknik bir çözüm olarak değil; tasarım kararlarını, malzeme seçimlerini ve hatta bina kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen stratejik bir unsur olarak ele almak zorundayız. Knauf Insulation olarak bu dönüşümü bir zorunluluk değil, sektör adına önemli bir fırsat olarak görüyoruz. nSEB yaklaşımı, daha bütüncül düşünmeyi; ısı, ses, yangın güvenliği ve sürdürülebilirliği tek bir sistem bakışıyla ele almayı gerektiriyor. Biz de ürün portföyümüzü bu anlayış doğrultusunda şekillendiriyoruz. Yalnızca yüksek performanslı ürünler değil, aynı zamanda doğru tasarımı ve doğru uygulamayı destekleyen sistem çözümleri ve teknik danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.
“Sürdürülebilirlik Karar Alma Süreçlerimizin Merkezinde”
Knauf Insulation, enerji tasarrufu sağlayan ve emisyonları azaltan çözümleri ile dikkat çekiyor. Özellikle üretim süreçlerinde emisyon azaltımı ve enerji verimliliğini nasıl sağlıyorsunuz? Knauf Insulation’ın hem kurumsal hem de çevresel sürdürülebilirlik stratejisinin ana bileşenleri nelerdir? Sürdürülebilirlik ve kalite politikalarınızdan bahseder misiniz?
Sürdürülebilirlik, Knauf Insulation için bir iletişim başlığı değil; karar alma süreçlerimizin merkezinde yer alan temel bir iş yapma biçimidir. Üretimden lojistiğe, ürün tasarımından yaşam döngüsü analizlerine kadar tüm süreçlerimizi bu bakış açısıyla ele alıyoruz.
Üretim tesislerimizde enerji verimliliğini artıran teknolojilere yatırım yapıyor, geri dönüştürülmüş ham madde kullanımını sürekli yükseltiyor ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut hedefler doğrultusunda ilerliyoruz. Bununla birlikte şeffaflık ilkesini önemsiyor; EPD belgeleri ve çevresel beyanlar ile projelere ölçülebilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyoruz. Kurumsal sürdürülebilirlik stratejimiz; çevresel sorumluluk, çalışan güvenliği, etik değerler ve toplumsal katkı başlıklarını bir bütün olarak ele alır. Kalite anlayışımız ise yalnızca ürün performansıyla sınırlı değildir; sahada doğru uygulamayı destekleyen teknik bilgi paylaşımı ve uzun vadeli güven ilişkileri bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçasıdır.
Heraklith® ahşap yünü paneller, farklı doku, renk ve ölçü seçenekleriyle hem akustik hem de estetik çözümler sunuyor. Bu ürünlerin mimari tasarım sürecinde, özellikle mekân estetiği, akustik konfor ve sürdürülebilir malzeme kullanımı açısından nasıl bir katkı sağlıyor? Bu tür yüzey çözümlerinin projelerin erken tasarım aşamasında değerlendirilmesi mimarlara ne gibi avantajlar kazandırıyor?
Günümüzde mimarlık, yalnızca görsel estetikle değil; işitsel konfor, mekânsal deneyim ve kullanıcı sağlığıyla birlikte değerlendiriliyor. Heraklith® ahşap yünü paneller, bu çok katmanlı beklentilere cevap veren özel yüzey çözümlerimizden biridir.
Akustik performans ile estetik dili bir araya getiren bu ürünler, mimarlara tasarım özgürlüğü sunarken mekânların karakterini güçlendiriyor. Özellikle erken tasarım aşamasında bu tür çözümlerin değerlendirilmesi, hem performans hedeflerinin daha doğru belirlenmesini hem de sonradan yapılacak müdahalelerin önüne geçilmesini sağlıyor. Doğal içeriği ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla da çevresel duyarlılığı yüksek projeler için güçlü bir alternatif oluşturuyor.
ECOSE® Teknolojisi ile Sağlıklı İç Mekânlar
ECOSE® teknolojisi, bağlayıcı içermeyen yapısı ve düşük VOC emisyonlarıyla iç mekân hava kalitesini destekleyen bir yaklaşım sunuyor. Bu teknolojinin mimari tasarım sürecinde, özellikle sağlıklı iç mekânlar oluşturma, sürdürülebilir malzeme seçimi ve yeşil bina kriterleri açısından nasıl bir avantaj sağladığını düşünüyorsunuz? Mimarların malzeme seçiminde ECOSE® teknolojisini tercih etmesi, projelerin çevresel performansına nasıl yansıyor?
İç mekân hava kalitesi, günümüz yapı sektöründe artık konforun ötesinde bir sağlık kriteri olarak ele alınıyor. ECOSE® teknolojisi, formaldehit içermeyen bağlayıcı yapısı ve düşük VOC emisyonları ile bu alanda geliştirdiğimiz en önemli inovasyonlardan biri. Bu teknoloji sayesinde yalıtım malzemeleri, yalnızca enerji performansına değil; kullanıcı sağlığına ve yaşam kalitesine de doğrudan katkı sağlıyor. Mimarların ve tasarım ekiplerinin ECOSE® teknolojisini tercih etmesi, yeşil bina sertifikasyon süreçlerinde önemli avantajlar yaratırken, daha sağlıklı ve sürdürülebilir yapılar tasarlamalarına olanak tanıyor.
Knauf Insulation’ın Urbanscape® Yeşil Çatı Sistemleri, hafif yapısı ve yüksek su tutma kapasitesiyle öne çıkıyor. Bu sistemin sağladığı hafiflik, çatı taşıyıcı sistemleri açısından ne tür yapısal avantajlar ve sınırlar getiriyor? Tasarım aşamasında hangi mühendislik hesaplamaları kritik kabul ediliyor? Öte yandan Detention Green Roof çözümleriyle entegre yağmur suyu tutma stratejileri, şehir altyapısına binen yükü nasıl azaltıyor ve bu sistemlerin su yönetimi performansı hangi teknik kriterlere göre değerlendiriliyor?
Kentleşmenin hızla arttığı günümüzde, yeşil çatı sistemleri yalnızca estetik bir tercih değil; iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir mühendislik çözümüdür. Urbanscape® Yeşil Çatı Sistemleri, hafif yapısı sayesinde taşıyıcı sistemler üzerinde minimum yük oluştururken, yüksek su tutma kapasitesi ile yağmur suyu yönetimine etkin katkı sağlar. Tasarım aşamasında statik yükler, drenaj kapasitesi ve bitkilendirme kriterleri titizlikle değerlendirilmelidir.
Jetspray, %99 elyaftan üretilmiş yapısıyla yüksek termal ve akustik performans, uzun ömür, nem direnci ve çevre dostu özellikler sunuyor; aynı zamanda uygulaması hızlı ve temiz gerçekleşiyor. Bu bağlamda, yün üfleme izolasyonunun ısı ve ses performansına katkısı, enerji tasarrufu ve nem kontrolü açısından projelere sunduğu avantajları nasıl tanımlarsınız? Ayrıca mimarlar ve tasarım ekipleri için Jetspray®’in özellikle tasarım esnekliği, uygulama hızı ve sürdürülebilirlik kriterlerine katkısı nedir?
Jetspray® boşluksuz uygulama avantajı sayesinde ısı köprülerini minimize ederken; yüksek ısı ve ses yalıtım performansı sunar. Uygulama hızının yüksek olması, şantiye süreçlerinde zaman ve işçilik avantajı sağlar. Enerji tasarrufu, nem kontrolü ve uzun ömürlü performans gibi özellikleriyle SUPAFIL®, hem tasarımcılar hem de yatırımcılar için sürdürülebilir ve verimli bir çözüm olarak öne çıkar.
Sürdürülebilirlik odaklı yapı projelerinde LEED ve BREEAM gibi Yeşil Bina Sertifikaları ile EPD belgeleri giderek daha fazla önem kazanıyor.
Knauf Insulation olarak, çevresel performansı öne çıkan yalıtım ürünleriniz hangileridir? Bu ürünlerin, düşük karbon ayak izi ve yaşam döngüsü (LCA) açısından yeşil bina projelerine sunduğu teknik avantajları paylaşabilir misiniz?
LEED ve BREEAM gibi yeşil bina sertifikasyonları, artık projelerde bir tercih değil, önemli bir kalite göstergesi hâline geldi. Knauf Insulation olarak, çevresel performansı belgelenmiş ürünlerimizle bu sertifikaların enerji verimliliği, düşük karbon ayak izi ve yaşam döngüsü kriterlerine güçlü katkılar sağlıyoruz. Yüksek performanslı yalıtım çözümleri sayesinde binaların işletme sürecindeki enerji tüketimini azaltırken, uzun ömürlü ürün yapımızla yaşam döngüsü boyunca çevresel etkiyi minimize etmeyi hedefliyoruz.
Artan enerji performansı hedefleri doğrultusunda yalıtım ürünlerinde teknik standartlar hızla yükseliyor. Knauf Insulation açısından 2025 yılında en çok talep gören ürünler ve uygulama alanları hangileri oldu? 2026 yılına dair planlarınız ve hedefleriniz nelerdir?
2025 yılında nSEB uyumlu, yüksek performanslı cephe, çatı ve mekanik tesisat yalıtım çözümlerine olan talebin belirgin şekilde arttığını gözlemledik. Sürdürülebilirlik ve teknik performans, ürün tercihlerinde belirleyici unsurlar hâline geldi. Özellikle TS 825’in yayınlanmasıyla birlikte özellikle çatı yalıtımında kullanılan ürünlerde yalıtım kalınlıklarının arttığını ve ürünlerdeki talebin arttığını görüyoruz. 2026 ve sonrasında hedefimiz; ürün geliştirme yatırımlarımızı sürdürmek, dijital teknik destek ve proje danışmanlığı çözümlerimizi güçlendirmek ve pazara yalnızca ürün değil, katma değerli sistem çözümleri sunan bir çözüm ortağı olarak konumumuzu daha da pekiştirmektir.
Son olarak neler eklemek istersiniz?
Yalıtım, bugün artık yalnızca enerji tasarrufu sağlayan bir yapı bileşeni değil; konforun, güvenliğin, sağlığın ve sürdürülebilirliğin temel yapı taşıdır. Knauf Insulation olarak, sektörün dönüşümüne yön veren bu anlayışı; bilgi birikimimiz, inovasyon gücümüz ve uzun vadeli vizyonumuzla desteklemeye devam edeceğiz.
TS 825 , Knauf Insulation , Emre Gürcan
Gelişmelerden Haberdar Ol...
haber detay bültenimize abone olun kısa açıklama alanıdır
Popüler İçerikler
Marka Özel
Kalyon Geçtiğimiz 10 Yılda %600 Büyüdü
Haberler
"2025'te İhracat Artışı ve Yeni Fuar Organizasyonlarıyla Seramik Sektöründe Büyüme Hedefliyoruz"
Haberler
İSKİD ve DOSİDER, Isı Pompası Sistemleri İçin Güçlerini Birleştirdi
Haberler
Bosch Home Comfort'a The ONE Awards'ta “Yılın İtibarlısı” Ödülü
Doğa, Teknoloji Ve Sürdürülebilirlikten İlham Alan Yenilikçi Tasarımlar, Fatih Ekşi'nin Yaratıcı Dokunuşuyla Şekilleniyor
Haberler
"2025, İnşaat Sektörü Açısından Kolay Bir Yıl Olmayacak"
Emlak Projeleri
Dap Yapı, Sağlıklı Evler İle Ormanla İç İçe Bir Yaşam Sunuyor
Benzer İçerikler
Monopol Dönemi Sona Erdi: Kalekim Lyksor Global Yatırımlarını Hızlandırıyor
Yapı kimyasalları sektörünün öncü markalarından Kalekim Lyksor, yerelleşme odaklı yaklaşımı ve uluslararası büyüme stratejileri doğrultusunda hem Türkiye’de hem de global pazarlarda yatırımlarını istikrarlı biçimde sürdürüyor. Kısa süre önce Fas’ta yeni üretim tesisini devreye alan Kalekim Lyksor, 12–15 Kasım tarihlerinde İstanbul Expo Center’da gerçekleştirilen Hazır Beton Fuarı ve Zirvesi’nde sektör profesyonellerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kalekim Lyksor Genel Müdürü Bimen Kadiroğlu ile bir araya gelerek şirketin ulusal ve uluslararası büyüme stratejilerini, sektörün dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gündemini, yeni yatırımları ve 2026 yılına yönelik hedeflerini ele aldık.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
01/12/2025
“Sürdürülebilirlik Yalnızca Bir Hedef Değil, Kurumsal Kültürümüzün Temel Taşıdır”
Türkiye’nin alüminyum sektöründeki lider firmalarından Sistem Alüminyum, yayımladığı ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’yla bu alandaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Döngüsel ekonomi, karbon nötr hedefleri ve dijital üretim vizyonu doğrultusunda önemli adımlar atan Sistem Alüminyum, çevresel performansını artırırken, uluslararası pazarlarda da güçlü bir büyüme grafiği sergiliyor. Sistem Alüminyum’un sürdürülebilirlik stratejilerini, yeşil dönüşüm yatırımlarını ve 2026 hedeflerini konuştuğumuz Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban “Bizim için sürdürülebilirlik sadece bir hedef değil, kurumsal yönetim anlayışımızın, kültürümüzün ve tüm operasyonlarımızın temel taşıdır.” dedi.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
06/11/2025
“Ar-Ge, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Odaklı Üretim Anlayışımızla İhracatta İstikrarlı Büyüme Sağladık”
Tesisat malzemeleri sektöründe köklü bir geçmişe sahip olan Elmor Tesisat Malzemesi Tic. A.Ş., E.C.A. ve Serel markalarıyla yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da güçlü bir oyuncu konumunda. AR-GE yatırımları, dijital dönüşüm projeleri ve sürdürülebilirlik odaklı üretim anlayışıyla sektöre yön veren Elmor, son yıllarda istikrarlı bir büyüme grafiği çiziyor. Başarının arkasındaki stratejileri, sektöre dair öngörüleri ve liderlik anlayışını konuştuğumuz Elmor Tesisat Malzemesi Tic. A.Ş. Genel Müdürü Enver Öz, “Markalarımızın yarattığı güven, ürün kalitemiz, inovasyona verdiğimiz önem ve güçlü satış-sonrası hizmet yapımız sayesinde rekabette her zaman bir adım öndeyiz.” dedi.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
16/09/2025