21:15
22 Eylül 2024
Mimarlıkta ‘Değer’ Kavramı Yeniden Tanımlanıyor
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
01.12.2025
Son yıllarda mimarlık alanında belirgin bir dönüşüm yaşanıyor. Aura Design Studio Kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul’a göre yapı üretiminde artık nicelikten çok, mimarinin insan yaşamına ve çevreye kattığı değer ön plana çıkıyor. Mimarlık, artık yalnızca fiziksel mekân üretimi değil; insan, çevre ve zaman arasında kurulan çok katmanlı bir denge pratiği olarak tanımlanıyor.
Son yıllarda mimarlık alanında belirgin bir dönüşüm yaşanıyor. Aura Design Studio Kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul’a göre yapı üretiminde artık nicelikten çok, mimarinin insan yaşamına ve çevreye kattığı değer ön plana çıkıyor. Mimarlık, artık yalnızca fiziksel mekân üretimi değil; insan, çevre ve zaman arasında kurulan çok katmanlı bir denge pratiği olarak tanımlanıyor. Bu anlayış, yapıları birer nesne olmaktan çıkararak; yaşama, kente ve doğaya dokunan, sürdürülebilir bir bütünün parçası haline getiriyor. Aura Design Studio, Kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul, bu yaklaşımı şöyle anlatıyor: “Bizim için her yapı, yalnızca kendi sınırları içinde değerlendirilen bir obje değil; bulunduğu çevreye, topluma ve doğaya katkı sunan bir organizma.”
Kullanıcı deneyimi artık mimarlığın merkezinde yer alıyor. Mekânın içinde nasıl hareket ettiğimiz, ışıkla nasıl temas kurduğumuz, bir yapının içinde duygularımızın nasıl şekillendiği... Tüm bu unsurlar, mimarlığı yalnızca gözle görülen bir sanat olmaktan çıkararak, insanla kurduğu görünmez ilişki üzerinden değer kazandırıyor.
Aura Design Studio Kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul,mimarlık alanında yaşanan dönüşümü şöyle anlatıyor:
“Bizim için sürdürülebilirlik sadece çevreyle ilgili bir kavram değil. İnsan ve mekân arasındaki ilişki de sürdürülebilir olmalı. Bir yapı, kullanıcıya uzun vadede iyi hissettirmiyorsa, o tasarım tam anlamıyla sürdürülebilir değildir. Aura Design Studio’nun projelerinde bu görünmez katmanlar, tasarımın temel verileri arasında yer alıyor. Her yapı, insana dokunan bir deneyim alanı olarak kurgulanıyor. Bizim için her yapı, yalnızca kendi sınırları içinde değerlendirilen bir obje değil; bulunduğu çevreye, topluma ve doğaya katkı sunan bir organizma. Her proje, parçası olduğu bütüne nasıl bir değer katabileceği sorusuyla başlar. Mimarlık artık bütünsel bir değer üretimi pratiği. En temelde ise insan için, çevre için, şehir için ve gelecek için değer yaratma sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
Mimarlıkta ‘Değer’ Kavramı Üzerine
Mimarlıkta “değer” kavramı çoğu zaman ekonomik bir çerçevede ele alınsa da aslında çok katmanlıdır:
İnsana değer: Mekânın davranışlarımızı, duygularımızı ve günlük hayatla kurduğumuz ilişkiyi nasıl dönüştürdüğü.
Çevreye değer: Yapının ekosistemle uyumu, kaynakları kullanma biçimi, karbon ayak izi ve gelecek kuşaklara devrettiği yük veya iyilik.
Kente değer: Yapının bulunduğu yerde oluşturduğu kimlik, akış, hafıza ve kolektif kullanım biçimleri.
Zamana değer: Yapının dayanıklılığı, dönüşebilirliği, yaş aldıkça ürettiği yeni anlamlar.
Bu nedenle mimari tasarım süreci artık sadece bir estetik kararlar dizisi değil; insanı, çevreyi ve zamanın ritmini birlikte düşünme pratiği haline geliyor.
Filiz Cingi Yurdakul
Gelişmelerden Haberdar Ol...
haber detay bültenimize abone olun kısa açıklama alanıdır
Popüler İçerikler
Mimar Köşesi
Tümüyle Sürdürülebilir Bir Endüstri Yapısı: Heg Gıda Balıkesir Kampüsü
Mimar Köşesi
'Anatolia, Estetik ve İşlevselliği Dengeli Bir Şekilde Birleştirerek, Mimari Projelere Değer Katıyor''
Mimar Köşesi
Anatolia Sinterlenmiş Taş Plaka Koleksiyonu İle Projelerinize Değer Katın
Mimar Köşesi
2024'te İç Tasarımın Evrimi: Lüksten Çevre Dostuna
Marka Özel
Kalyon Geçtiğimiz 10 Yılda %600 Büyüdü
Mimar Köşesi
Geleceğin Mimari Tasarımı: Yenilikçi Yaklaşımlar ve Sürdürülebilirlik
Mimar Köşesi
Yeşim Kozanlı Mimarlık'tan Tasarımı Sofistike Bir Deneyime Dönüştüren Seraf Vadi Restoran
Benzer İçerikler
iF Design Award Gold Ödüllü İç Mimari Projelerden Seçkiler
Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden biri olan iF Design Award , mimarlık ve iç mimarlık alanında yenilikçi projeleri küresel ölçekte görünür kılmaya devam ediyor. 70 yılı aşkın geçmişe sahip ödül programı; fikir, form, işlev, farklılaşma ve etki kriterleri doğrultusunda projeleri değerlendirerek tasarım dünyasında bir kalite göstergesi olarak kabul ediliyor.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
30/03/2026
“Mimari Projelerde İç Avlular, Teras Bahçeleri ve İyi Kurgulanmış Küçük Yeşil Alanlar Giderek Daha Fazla Yer Buluyor”
Hızla büyüyen şehirler ve artan yapı yoğunluğu, kentte yaşayan insanların doğayla kurduğu ilişkiyi giderek zayıflatıyor. Bu durum mimarlık ve şehir planlamasında yeni bir yaklaşımı öne çıkarıyor: doğayı yeniden gündelik yaşamın bir parçası haline getirmek. Doğayla ilişki kurabilen yapılar, şehirlerin daha yaşanabilir hale gelmesinde önemli bir rol oynuyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, şehir yaşamında doğayla temasın giderek daha önemli hale geldiğini belirtiyor.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
30/03/2026
Mental Desıgn Works'ten Doğayla Bütünleşen Bir Tasarım: Greenox
Mental Design Works (MDW) tarafından İstanbul Kağıthane’de tasarlanan ve Europe Property Awards 2025’te “Multiple Residence Architecture” kategorisinde aldığı ödülle adından söz ettiren Greenox Urban Residence, kentsel dönüşümü yalnızca yapı yenileme olarak değil; çevresel, sosyal ve mekansal bir değişim hedefiyle ele alan bütüncül bir yaşam modeli sunuyor.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03/03/2026