21:15
22 Eylül 2024
“Geleceğin Şehirleri Daha Fazla Asfaltla Değil, Daha Doğru Planlama Anlayışıyla Şekillenecek”
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03.03.2026
Karma kullanım projeleri; konut, ofis ve sosyal alanları aynı yapı içinde buluşturarak kent yaşamını daha erişilebilir, verimli ve sürdürülebilir hale getiren bütüncül bir planlama yaklaşımı sunuyor. Artan ulaşım ihtiyacı, zaman kaybı ve çevresel etkiler karşısında bu model, şehirlerin geleceği için stratejik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucusu Filiz Cingi Yurdakul, karma kullanım projelerinin artık bir tercih değil, kentler için zorunluluk haline geldiğini belirtiyor.
Karma kullanım projeleri; konut, ofis ve sosyal alanları aynı yapı içinde buluşturarak kent yaşamını daha erişilebilir, verimli ve sürdürülebilir hale getiren bütüncül bir planlama yaklaşımı sunuyor. Artan ulaşım ihtiyacı, zaman kaybı ve çevresel etkiler karşısında bu model, şehirlerin geleceği için stratejik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucusu Filiz Cingi Yurdakul, karma kullanım projelerinin artık bir tercih değil, kentler için zorunluluk haline geldiğini belirtiyor.
Kent nüfusunun artışı, uzayan yaşam süresi ve büyüyen şehirler mevcut ulaşım ve altyapı sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğu ve zaman kaybı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel sorunlar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre bu tabloyu değiştirmek için yalnızca yeni yollar yapmak yeterli değil; kent planlamasının bütüncül bir anlayışla yeniden ele alınması gerekiyor.
“İyi Planlanmış Bir Proje, Kendi Dinamiklerini Üreten Bir Mikro-Ekosistem Oluşturuyor”
Konut, ofis ve sosyal alanların birbirinden kopuk şekilde konumlandığı geleneksel şehir modeli, her gün milyonlarca insanı aynı saatlerde yollara çıkararak yoğunluğu artırıyor. Buna karşılık karma kullanım projeleri; yaşam, çalışma ve sosyal alanları entegre ederek zorunlu yolculuk mesafelerini kısaltıyor. Araç kullanımının azalması, toplu taşımanın daha verimli hale gelmesi, yaya hareketliliğinin artması ve karbon emisyonunun düşmesi bu modelin öne çıkan avantajları arasında yer alıyor. Tek fonksiyonlu bölgelerin günün belirli saatlerinde boş kalmasına karşın, karma kullanım projeleri gün boyu yaşayan bir kent dokusu oluşturuyor. Bu durum hem ekonomik sürekliliği destekliyor hem de kamusal güvenlik açısından daha dengeli bir yapı sağlıyor. Karma kullanım projelerinin tasarımında bağlam analizi, yaya-araç ve kamusal alan dengesinin doğru kurulması ile uzun vadeli değer üretimi yaklaşımı belirleyici oluyor. Uzmanlara göre, iyi planlanmış bir proje, şehir içinde kendi dinamiklerini üreten bir mikro-ekosistem oluşturuyor ve farklı kullanıcı profillerini aynı sistem içinde buluşturuyor. İklim krizi, trafik yoğunluğu ve sosyal kopukluk gibi küresel sorunların etkisiyle, karma kullanım projeleri artık bir trend değil; sürdürülebilir şehirler için stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
“Karma Kullanım Modeli Sürdürülebilirliği Merkeze Alan Bir Vizyon Sunuyor”
Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucusu Filiz Cingi Yurdakul, karma kullanım modeline ilişkin değerlendirmesinde şu görüşleri paylaşıyor:
“Bugün trafik sorununu hâlâ yeni yollar yaparak çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa mesele ulaşım değil, planlama meselesi. Konutu bir yere, ofisi başka bir yere, sosyal yaşam alanlarını ise tamamen farklı bölgelere konumlandırdığımızda insanları her gün yollara çıkmaya mecbur bırakıyoruz. Bu da zaman kaybını, karbon emisyonunu ve yaşam kalitesindeki düşüşü beraberinde getiriyor. Karma kullanım projeleri bu parçalanmış yapıyı bir araya getiriyor. İnsanların çalıştığı, yaşadığı ve sosyalleştiği alanları entegre ettiğinizde zorunlu hareket azalıyor, kent içi mesafeler kısalıyor ve şehir nefes almaya başlıyor. Biz projelerimizi tasarlarken yalnızca bina değil, bir yaşam senaryosu kurguluyoruz. Sabah ofise giden biriyle akşam spor alanını kullanan bir genç ya da hafta sonu kültürel etkinliğe katılan bir aile aynı mikro-ekosistemin parçası oluyor. Geleceğin şehirleri daha fazla asfaltla değil, daha doğru planlama anlayışıyla şekillenecek. Karma kullanım modeli, yaşamı ayrıştırmak yerine bir araya getiren, zamandan tasarruf sağlayan ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir kent vizyonu sunuyor.”
Gelişmelerden Haberdar Ol...
haber detay bültenimize abone olun kısa açıklama alanıdır
Popüler İçerikler
Mimar Köşesi
Tümüyle Sürdürülebilir Bir Endüstri Yapısı: Heg Gıda Balıkesir Kampüsü
Mimar Köşesi
'Anatolia, Estetik ve İşlevselliği Dengeli Bir Şekilde Birleştirerek, Mimari Projelere Değer Katıyor''
Mimar Köşesi
Anatolia Sinterlenmiş Taş Plaka Koleksiyonu İle Projelerinize Değer Katın
Mimar Köşesi
2024'te İç Tasarımın Evrimi: Lüksten Çevre Dostuna
Marka Özel
Kalyon Geçtiğimiz 10 Yılda %600 Büyüdü
Mimar Köşesi
Geleceğin Mimari Tasarımı: Yenilikçi Yaklaşımlar ve Sürdürülebilirlik
Mimar Köşesi
Yeşim Kozanlı Mimarlık'tan Tasarımı Sofistike Bir Deneyime Dönüştüren Seraf Vadi Restoran
Benzer İçerikler
Mental Desıgn Works'ten Doğayla Bütünleşen Bir Tasarım: Greenox
Mental Design Works (MDW) tarafından İstanbul Kağıthane’de tasarlanan ve Europe Property Awards 2025’te “Multiple Residence Architecture” kategorisinde aldığı ödülle adından söz ettiren Greenox Urban Residence, kentsel dönüşümü yalnızca yapı yenileme olarak değil; çevresel, sosyal ve mekansal bir değişim hedefiyle ele alan bütüncül bir yaşam modeli sunuyor.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03/03/2026
Boytorun Mimarlık’tan Mercedes-Benz Showroom Dönüşüm Projesi
Boytorun Mimarlık, Mercedes-Benz Bulgaristan Plovdiv Showroom ile otomotiv mimarisinde yeni nesil bir dönüşüm projesinimza attı. Proje, mevcut yapının mimari kabuğunu koruyan; cepheyi yenileyen ve iç mekanları Mercedes-Benz’in güncel MAR20X global konsepti doğrultusunda baştan aşağı yeniden kurgulayan bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla hayata geçirildi.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03/02/2026
Dijital Tasarım ve Akıllı Sistemlerin Mimarlıkta Kullanımı %40’ı Aştı
Dijital tasarım araçları, yapay zekâ destekli yazılımlar ve akıllı bina sistemlerinin mimarlık pratiğindeki kullanımı son yıllarda yüzde 40’ın üzerinde artış gösterdi. Bu dönüşüm, yalnızca tasarım ve uygulama süreçlerini değil, mekânla kurulan ilişkiyi de köklü biçimde değiştiriyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna dikkat çekiyor.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03/02/2026