21:15
22 Eylül 2024
“Karbon Bedeli Değil, Karbonu Neden Ürettiğimiz Önemli Olmalı”
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03.02.2026
Türkiye’de bu yıl pilot uygulaması başlayacak Emisyon Ticaret Sistemi ile karbon, ilk kez piyasa koşullarında fiyatlanan bir unsur haline geliyor. Bu gelişme, karbon salımını sonradan kontrol altına almaya çalışan şirketler için maliyetleri artırırken, belirsizlikleri ve riskleri de büyütüyor. TÜRKKEP’e göre kalıcı çözüm; kâğıt, plastik, baskı, arşiv ve lojistik gibi karbon üreten fiziki iş süreçlerini dijitalleştirerek emisyonu kaynağında düşürmekten geçiyor.
Türkiye’de bu yıl pilot uygulaması başlayacak Emisyon Ticaret Sistemi ile karbon, ilk kez piyasa koşullarında fiyatlanan bir unsur haline geliyor. Bu gelişme, karbon salımını sonradan kontrol altına almaya çalışan şirketler için maliyetleri artırırken, belirsizlikleri ve riskleri de büyütüyor. TÜRKKEP’e göre kalıcı çözüm; kâğıt, plastik, baskı, arşiv ve lojistik gibi karbon üreten fiziki iş süreçlerini dijitalleştirerek emisyonu kaynağında düşürmekten geçiyor.
Türkiye’de şirketlerin karbonla ilişkisi, artık yalnızca çevresel bir sorumluluk başlığı altında ele alınan bir konu olmaktan çıkıyor. Yılın ikinci yarısında devreye girecek Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ile birlikte karbon salımı, şirketlerin mali yapısını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen yeni bir parametreye dönüşüyor. Özellikle sanayi, enerji ve ihracat odaklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için karbon, raporlanan bir göstergeden ziyade bütçelere yansıyan ve yönetilmesi gereken somut bir risk alanı oluşturuyor.
ETS kapsamında, belirli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere emisyon tahsisatları tanımlanıyor; belirlenen sınırları aşanlar karbon tahsisatı satın alma, ilave mali yükler ve yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor. Sınırların altında kalan şirketler ise ek maliyetlerden kaçınmanın yanı sıra, kullanmadıkları tahsisatları piyasada satabilme imkânı elde ediyor. Kâğıt tüketimi, baskı süreçleri, arşivleme, evrak paketleme ve lojistik faaliyetler gibi fiziki iş süreçleri ise hem karbon hem de plastik kaynaklı çevresel yükün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Dijital dönüşüm, bu yükü telafi etmeye çalışmak yerine en baştan ortadan kaldırmayı hedefleyen kalıcı bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
“Fiziki Evrak Süreçleri Çevresel Yükün Önemli Bir Bölümü”
Emisyon Ticaret Sistemi’ni sadece karbon bedeli üzerinden okumanın eksik bir bakış açısı olacağını vurgulayan TÜRKKEP Genel Müdürü Olcay Yıldız, “Asıl mesele, şirketlerin bu yeni döneme hangi refleksle yaklaştığı. Şu anda karbon riskini, sertifika alımı ya da son dakika önlemleriyle yönetebileceğini düşünenler var ancak bu yaklaşım, maliyeti ortadan kaldırmak değil, yalnızca ertelemek anlamına geliyor. ETS ile birlikte artık şirketler için asıl soru ‘karbon bedelini nasıl öderim’ değil, ‘bu karbonu neden üretiyorum’ olmalı. Bu yeni dönemde farkı yaratan unsur ise dijitalleşme. Çünkü kâğıt, plastik, baskı, arşiv ve lojistik gibi fiziki evrak süreçleri, çevresel yükün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Belgelerin elektronik ortamda oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması; karbonu sonradan yönetmeye çalışmak yerine hiç üretmemeyi mümkün kılıyor. KEP (Kayıtlı Elektronik Posta), KEP İK, e-İmza, e-Belge, e-Saklama ve e-Mühür gibi ürünlerle şirketler, günlük operasyonlarındaki fiziki ihtiyaçları ortadan kaldırarak emisyonu daha işin en başında düşürebiliyor. Biz de TÜRKKEP olarak sunduğumuz hizmetlerle şirketlerin hem dijital dönüşüm yolculuğuna katkı sağlıyor hem de ETS’nin beraberinde getirdiği maliyet baskısını kalıcı biçimde yönetecekleri bir yapı kurmalarına destek oluyoruz” dedi.
“SKDM Bu Süreci Daha da Kritik Hale Getiriyor”
Avrupa Birliği’nin (AB) sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar yaklaşık yüzde 50 oranında azaltma ve 2050’de karbon-nötr olma hedefi doğrultusunda geliştirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM), karbonun maliyete dönüştüğü bu süreci daha da kritik hale getirdiğine dikkat çeken Yıldız, “SKDM, yüksek karbon içeriğine sahip ürünleri AB’ye ihraç eden şirketlerden, üretim sürecinde oluşan karbon salımı üzerinden ek vergi alınmasını öngören bir mekanizma. Yani karbonu bugünden ölçmeyen, yönetmeyen ve azaltmayan şirketler, yalnızca Türkiye’de ETS kapsamında değil, ihracatta da doğrudan maliyetle karşı karşıya kalacak. İş süreçlerinde dijitalleşmeyi bugünden hayata geçiren ve karbon salımını azaltan şirketler hem ETS hem de SKDM açısından çok daha hazırlıklı ve dayanıklı bir yapı kurmuş olacak. Bu nedenle biz, rekabet gücünü artırmak isteyen ve büyümeyi sürdürülebilir kılmayı amaçlayan tüm şirketlerimizi, TÜRKKEP çözümlerini kullanmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkkep , karbon , emisyon ticaret sistemi
Gelişmelerden Haberdar Ol...
haber detay bültenimize abone olun kısa açıklama alanıdır
Popüler İçerikler
Marka Özel
Kalyon Geçtiğimiz 10 Yılda %600 Büyüdü
Haberler
Bosch Home Comfort'a The ONE Awards'ta “Yılın İtibarlısı” Ödülü
Haberler
"2025'te İhracat Artışı ve Yeni Fuar Organizasyonlarıyla Seramik Sektöründe Büyüme Hedefliyoruz"
Haberler
İSKİD ve DOSİDER, Isı Pompası Sistemleri İçin Güçlerini Birleştirdi
Doğa, Teknoloji Ve Sürdürülebilirlikten İlham Alan Yenilikçi Tasarımlar, Fatih Ekşi'nin Yaratıcı Dokunuşuyla Şekilleniyor
Haberler
"2025, İnşaat Sektörü Açısından Kolay Bir Yıl Olmayacak"
Emlak Projeleri
Dap Yapı, Sağlıklı Evler İle Ormanla İç İçe Bir Yaşam Sunuyor
Benzer İçerikler
Türkiye Enerji Depolama Haritası Geliyor
Enerji Depolama Sistemleri Derneği (EDSİS), 2026 yılının ilk yarısına yönelik projelerini açıkladı. EDSİS, 2026 yılı içinde Türkiye Enerji Depolama Haritası’nı hazırlamayı planlarken, bilgi üretiminden insan kaynağı gelişimine, uluslararası iş birliklerinden sektörel rehberlere kadar uzanan çok boyutlu bir programla enerji depolama ekosistemine yön vermeyi hedefliyor.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03/02/2026
Dubai Gayrimenkul Piyasası 2026’ya Hızlı Giriş Yaptı
2025’te 624 milyar AED’yi (Yaklaşık 170 milyar dolar) aşan resmi işlem hacmiyle tarihi bir yılı geride bırakan Dubai, 2026’nın ilk haftasında kaydedilen 5,9 milyar dolarlık satışla küresel yatırımcı ilgisinin hız kesmediğini ortaya koydu. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, “Haftalık 5,9 milyar dolarlık işlem hacmi, 2026’nın da son derece hareketli geçeceğini gösteriyor” dedi.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03/02/2026
“Türkiye, Stratejik Büyüme ve İnovasyon Merkezimiz”
Global asansör ve yürüyen merdiven sektörünün önde gelen firmalarından KONE’nin CEO’su Philippe Delorme, şirketin Türkiye’deki 30. yılı kapsamında İstanbul’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Türkiye’yi, ekonomik potansiyeli ve kentsel dönüşüm dinamikleriyle stratejik bir pazar olarak tanımlayan Delorme, güvenli ve akıllı kentsel dönüşüm projelerinde etkin rol oynamaya devam edeceklerini vurguladı.
Yazar: Eda GEDİKOĞLU
03/02/2026